Bir Senarist olarak esasen sahaya inmeyi hiç düşünmemiştim. Ancak bir iki sebepten ötürü artık vakti geldi diye düşünmeye başladım. İlk kısa filmim Banyo için bu sefer kamera arkasındaydım.
Öncelikle çok detaycı düşündüğümü zannederdim. Yanılmışım. Hele ki Türkiye’de kısa film çekmek tam bir gerilla işi. Öyle ekip mekip yok. Direk “bam bam bam” mevzuya girmen bu topraklarda beklenen şey.

Ama ders almadık mı? Aldık. Önden söyleyeyim, bunlar benim filmimde çalışan ekipten öğrendiklerim, yani ekibin kendi hatalarını yansıtmıyor. Bana ekipteki oyuncularımın, danışman ve esasen yükün yüzde 70’ini sırtımdan alan Selçuk Mutlu’nun ve Emir Kuş ile Hilal Satıcı’nın öğrettiği şeyler. Yani diyeceğim o ki, aşağıyı okuyup adam da amma zorlanmış zannetmeyin. Güzel bir set ortamımız vardı şükür… Hemmencik listeliyorum

  • Eğer evli ve çocukluysan mutlaka eşinin rızasını gözet. Çünkü ön hazırlık ve prodüksiyon aşamasında gerçekten insan olmaktan, yaşamdan, beşerden kopuyorsun. Kafandaki 1001 tilkinin kuyrukları birbirinde düğüm oluyor. Eşimin onayı ve verdiği minik motivasyonları olmasaydı duygusal olarak bu yoğunluğun altından kalkamazdım. Eğer bekarsanız da bekar kalmaya ve farklı yaşamlara angaje olacağınız aşikar.
  • Babanın oğlu olsa auditionsuz cast belirleme.
  • Storyboard olmadan iş yapma. Eğer kısa filmse de bu böyle. Eğer Storyboardu yapacak insanlara kıran girdiyse görüntü yönetmenin ile mutlaka önceden mekanlara gidip kullanacağın kamera ile açıları belirle.
  • Senaryoyu yazarken diyaloglarını esnek bırak. Ama inandığın diyalogu asla değiştirtme.
  • Kısa film olsa dahi mutlaka backstory yaz. Oyuncuların oyun verebilmesi için backstory çok önemli.
  • Oyuncunun garip istekleri ile ilgilenebilecek, çelik gibi sinirlere sahip birisi ol.
  • Yardımcı yönetmenini çok iyi belirle, çünkü Set her zaman kaytarmaya ve yavaş hareket etmeye meyilli. Tatlı tatlı hızlandırma yapabilecek birisi olmalı.
  • Sette her zaman ekstra nakit bulundur. kredi kartı çekmeyen yerler olabilir. Acil aksiyon alabilmen gerekebilir.
  • Oyuncunun her seferinde kendisini izlemesine izin verme. mümkünse hiç verme. Oyuncu kendisini önceler. Senin önceliğin öykü’dür.
  • Deneyimsizsen, asla oyuncuya fikir danışma. Oyuncunun olduğu yerlerde setle ilgili fikirleri konuşma. Ne kadar az yorum yaparlarsa o kadar yönetilebilir oluyorlar.
  • DIT çok önemli. DIT teknisyeni yedeklemeleri çok acele ve hızlı şekilde yapmalı. En az iki yedeği olmalı.
  • Bataryalar her zaman problem. Sette bir kişinin mutlaka gözü kulağı etkin şekilde bataryalarda olmalı.
  • Sesçi çok önemli. Seti durdurma yetkileri her zaman var. 44 değil 48 hertz çalışmaları gerekli.
  • Oyuncular ve figüranlara mutlaka muvafakatname imzalat (mümkünse en başta).
  • Oyunculuğu bilmek önemli.. Çünkü sen bir yönetmensin ve esas mesele oyunculuğun ve öykünün gidişatına bakmak.
  • Filmi sen yazsan da, storyboard da başında olsan da, sette müdahil olsan da “olmuyor”. kafandakini tam çekemiyorsun. Tam çekebilmek için ciddi prodüksiyon gerekiyor ve Caaaanım ülkemde o prodüksiyonu veremiyorsun.
Kırmızı Montlu olan Emir Kuş, Kamera başındaki bendeniz, hemen arkamda Selçuk Mutlu ve Yardımcı Yönetmen Hilal Satıcı.

Yorum Yaz